SÖĞÜTLÜ’NÜN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ
A) Coğrafi Konumu: Söğütlü, Karadeniz Bölgesinin Doğu Karadeniz Bölümünde yer alan Gümüşhane İli Kelkit İlçesine bağlı bir Kasaba’dır. Matematiksel konum olarak yaklaşık 41 derece kuzey paraleli ile 34 derece doğu boylam çizgisinin kesiştiği noktada bulunur.İlk yerleşim yeri beldenin batısıdır.Yerleşme, nüfusun artması ve fiziki şartların zorlaması ile yukarıdan-aşağıya Kelkit Çayına doğru ilerlemiştir.Yerleşim yoğunluğu 1385-1370 mt. kotları arasında,Söğütlü Deresi boyunca oldukça düz bir alanda yayılmıştır.Belde Kelkit Irmağının güney batısındadır.Söğütlü deresi belde merkezinin ortasından geçerek kuzey yönünde Kelkit Irmağına karışır.
Kelkit’in güneybatısında bulunan Söğütlü ,kurulu olduğu coğrafi yöre açısından Kelkit,Şiran sınırında merkezi bir konuma sahiptir.Kelkit-Şiran-Erzincan sınırında yer alan Çimen Dağlarını güneydoğu-kuzeybatı yönünde yararak geçen Çambaşı çayının ağız bölümünde yer alır. Söğütlü içinden geçip Kelkit ırmağına karışan Söğütlü Çayı;Çambaşı deresi ,Gültepe deresi ve Ernek yayla suyu tarafından da beslenir.Kasabanın ortasından geçen Çay belde merkezini ikiye ayırarak dik bir biçimde Kelkit ırmağına ulaşır.
Kelkit Irmağının dar boğaza girdiği bir noktada kurulu olan Söğütlü, coğrafi öneminin bir sonucu olarak Kelkit ve Şiran ilçe merkezlerinin çok uzağında bulunan köylere güvenlik , sağlık , ulaşım , ticaret ve eğitim alanlarında hizmet veren bir kasaba haline gelmiştir. Bu köyler ; Şiran’ın Kavaklıdere (Salut), Susuz ve Balıkhisar; Kelkit ‘in Cemalli , Uzunyol , Gürleyik ( Mengüt),Yolçalı (Bahçecik) , Çağlar (Hasut),Gültepe (İğdiş), Sarışeyh , Başpınar ve Eymir' dir.

Söğütlü,Kelkit’in 18 km güney-batısında yer almakta ve bozuk bir stabilize yol ile İlçe merkezine bağlanmaktadır.Belde, Kelkit vadisi içinde bulunduğu ve vadiyle aynı seviyeye sahip olduğundan yolları her mevsim ulaşıma açıktır. Belde’nin İl merkezi Gümüşhane’ye uzaklığı yapılan yeni yol dolayısıyla 76 km’ye inmiştir.İdari olarak Gümüşhane’ye bağlı olmakla birlikte,resmi işler dışında tüm işlerini Erzincan’dan yürütmektedir.
Söğütlü’den ; Kelkit : 18 km
Şiran : 17 km
Gümüşhane : 76 km
Erzincan : 88 km
Ankara : 871 km
İstanbul : 1207 km
Beldenin güneyinde ve batısındaki dağlar ormanlarla kaplıdır.Söğütlü,coğrafi konumu,ulaşım ağı ile irtibatı ve ekonomik açıdan yetersizliği ile fazla gelişememiş bir Kasaba özelliği taşımaktadır. Bu açıdan çevresindeki yerleşim birimleriyle fazla bir iletişim sağlayamamıştır. Yönetim,sosyal ve ticari açıdan Kelkit’in etkisinde bulunmaktadır.Bu durumda kentsel kademeleşmede sıralama şöyledir.
1. Kademe Merkez Kelkit
2. Kademe Merkez Erzincan
3. Kademe Merkez Şiran
4. Kademe Merkez Gümüşhane
5. Kademe Merkez Ankara
6. Kademe Merkez Kocaeli
7. Kademe Merkez İstanbul
8. Kademe Merkez Antalya
9. Kademe Merkez İzmir
10.Kademe Merkez Kırşehir
B) Yüzey Şekilleri:Gümüşhane’nin güneyinde,Kelkit’in güneybatısında kurulmuş olan Söğütlü yaklaşık 43 bin dönüm araziye sahiptir.Deniz seviyesinden yüksekliği 1370 m olup,derince yarılmış vadiler ve engebeli bir arazi şekli gösterir.Kelkit Irmağı’nın doğusunda ve vadi tabanında kurulu olan Söğütlü arazisinin Ova bölümünün derinliği;doğu-batı doğrultusunda yaklaşık 7 km,kuzey-güney yönünde ise 5 km uzunluğundadır. Arazi topoğrafyasına(yapısı) göre arazinin % 60 ‘ ı dağlık , % 30 ‘ u ova ,% 10 ‘ u engebeli ve dalgalı arazidir. Arazinin % 30 ‘ u tarla , % 60 ‘ ı orman .% 10 ‘ u meyve ve sebze arazisidir. 400 dönüm kadar da kayalık arazi mevcuttur.
1995 Yılında Kasaba topraklarının tapu ve kadastrosu yapılmıştır.Kasaba topraklarının genişliği 5687 dönüm olmak üzere 1929 parseldir. Bunun 98 parseli ve 402 dönümü hazineye aittir.Geri kalan topraklar Kasaba sakinlerinindir.Belde arazisinin %40’ı orta diklikte,%30’u çok dik ve kalan kısım ise düzlüktür.Arazi sınırları içinde Kelkit Irmağına dik yönde uzanan birkaç dağ serisi bulunur.Bunlardan batı da Karameşe,güneyde Çiğdemli, Güneybatıda ise Kuşburnu dağı kasabayı üç yandan kuşatır.Diğer dağlar ise Ziyaret,Beyazsu,Susuzgüneyi,Kuyutaşı,Sivri ve Ballıgüney dağları beldenin doğal sınırlarını oluşturur.
En geniş ovaları Kelkit vadisi içinde doğu-batı doğrultulu “Menekşeli” ve onu dikine kesen “Yazı” adlı ovalardır.Yine Ernek yaylası da önemli bir düzlük ve otlaktır.
C) Yeryüzü Yapısı ve Oluşumu: Söğütlü yerleşmesi 1385-1370 mt kotları arasında,Kelkit vadisinin üst başında,Çambaşı suyunun ağız kısmında, düz bir alanda kuruludur.Söğütlü’nün doğusunda mera alanları,güneybatı bölümünde ise orman kalıntıları mevcuttur.
Birbirine doğru eğilmiş olan çöküntülerin kuzey ve güneyinde ,doğu–batı doğrultulu dağlık alanlar uzar.Kuzey Anadolu fayının Erzincan kırığı deprem ürettiğinde Gümüşhane sınırları içindeen çok Söğütlü’yü etkilemektedir.İnceleme alanında üç değişik birim mostra vermektedir.Bu birimler liyasal yaşlı volkano-tortul seriler,yamaç molozları ve alüvyonlardır.
Volkano-tortul Seri : Arazinin tamamına yakın kesiminde yüzeylenen birim andezit,bazalt ve anglomera içermektedir.Volkanizmanın yavaşladığı zamanlarda ara katkılı olarak kiltaşı,kumtaşı ve kırmızı renkli kireçtaşları oluşmuştur.Volkanitler daha çok koyu renkli orta ve yer yer ileri derecede ayrışmış olup oldukça kırıklı ve çatlaklıdır.Kırmızı renkli kireçtaşları inceleme alanının güneybatısında adeseler halinde bulunmaktadır.Yamaç Molozu : Vokano-sedimanter kayaçlardan kopan parçaların yamaç eteklerinde depolanması ile oluşur.Çakıl,kum,silt ve özellikle kil karışımı egemendir.
Alüvyonlar : Söğütlü ve Kelkit çayları boyunca sağ ve sol sahillerde depolanan alüvyonlar genişçe bir alana yayılmıştır.Çakıl,kum,silt ve kil karışımından oluşan birimin üzerinde yaklaşık 1 metre kadar bitkisel toprak ve 1-2 metre kil tabakası bulunmaktadır.Kelkit Çayında açılan sondaj kuyularından alüvyon kalınlığının çok değişken (12-60 mt.) olduğu gözlemlenmiştir.Söğütlü deresinin oluşturduğu alüvyon kalınlığı daha azdır.Söğütlü Belediyesinin kuzeyinde Kelkit Çayının oluşturduğu alüvyonlar,yerleşim açısından,jeolojik yönden önemli alan olarak ortaya çıkmaktadır. Söğütlü arazisinde yüzeylenen birimler volkano-tortul seri,yamaç molozu ve alüvyonların çok büyük bir kısmı yapılaşmaya uygun alanlardır.Bu alanlarda yerleşim için jeolojik açıdan herhangi bir sıkıntı bulunmamaktadır.
Bu alanda yapılacak yapılaşmalarda mutlaka önlem alınmalı-drenaj çalışması,istinat duvarı,seyrek yapılaşma vb.gerekirse yeşil alan olarak değerlendirilmelidir.Kasabanın kuzeyinden geçen Kelkit Çayının meydana getirdiği taşkınları önlemek için ıslah çalışması yapılmalıdır.
Söğütlü’de 7269 sayılı Afet yasası kapsamında herhangi bir çalışma gerçekleştirilememiştir.Bu yasayla kapatılmış bir alan yoktur.Bakanlar kurulunun 08.04.1996 gün ve 96 / 8109 sayılı kararı ile kabul edilen “Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’na” göre inceleme alanı 1.Derece deprem bölgesindedir. Afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkındaki yönetmeliğin ilgili maddelerine uyulması gerekmektedir.1939 Erzincan depreminde 4 kişi ölmüş ;Derviş Şahin,Güllü Meral, Gülhanım Doğan ve Hurrem Türkel. 1992 depreminde de 7 kişi enkaz altında kalarak vefat etmiştir.Ölen şahıslar ; İsmail Onuk , Mürsel Onuk ,Mehmet Koç , Süleyman Kartal , İsmail Nas , Hakkı Türkel ve Mevlit Türkel ve Derviş Arslan’dır.
D) Jeolojik Yapı:Kasabanın yer aldığı havzanın oluşumu ve gelişimi oligosen sonlarındaki tektonik hareketlerle belirlenmeye başlamış neojen ve kuaterner boyunca iç ve dış güçlerin etkileriyle devam eden bu süreç ile bugünkü durumunu almıştır.Söğütlü havzasının yerkabuğu evreleri incelendiğinde granitle karışık metomorfik seri , lias ve İkinci zamana ait malm flişleri ,kalker mermer serisi en üst jura-alt kretase ( tebeşir dönemi ) ,nümmilitik ve neojen ( yeni dönem ) tespit edilmektedir.
Yöre arazisinde mesozoik (ikinci dönem) toprakoluşumu çok yaygındır.Ancak yörenin tipik bir özelliği trias’ın bulunmayışıdır.Yine sahada çok yaygın olan kalker-mermer serisi Kelkit çöküntü alanının iki tarafındaki yüksek bölgelerde oldukça belirginleşmektedir. Bu saha volkanizma bakımından da önemli olaylara sahne olmuştur. Palazoikte (1.zaman ) etkili olan volkanizma, mesozoikte (11.zaman ) bütün hızıyla devam etmiştir. Yine tektonik ( yer kabuğu değişiklikleri ) bakımdan çeşitli canlı kırıkların etkilediği anlaşılmaktadır. En şiddetli ve sıkışık kıvrımlar eski billurlu şistler serisi içerisinde görülmektedir.
Granitle bulunan bu şistlerin varistik dağ oluşumu döneminde kıvrıldığı tahmin edilmektedir. Havzanın yeryüzü şekilleri oluşum gelişimi de oligosen sonlarındaki yer kabuğu hareketleriyle belirlenmiştir. Neojen ve kuaterner boyunca iç ve dış güçlerin etkileri altında devam eden bu süreç ile bugünkü biçimini almıştır. Kuzey Anadolu alp kıvrımları içerisinde yer alan Kuzey Anadolu fay ve fay zonunun içinden geçtiği havza aşınım ve dolgu düzlükleri dışında olgun ve yarı olgun topografyanın bulunmadığı aksine genç yeryüzü şekillerinin gözlendiği bir yöredir.
Söğütlü sınırları içinde yer alan Kuyutaşı denen dağ zirvesindeki büyük taş kütlesi incelendiğinde morenlerden oluştuğu görülecektir.Bu taş kütlesinin buzul çağından kaldığını düşünmek yerinde olacaktır. Yine bu taşlar üzerine yapılan işaretler ve taşa kazılmış büyük bir kuyu incelendiği taktirde yörenin tarihinin aydınlatılmasına yardımcı olacağı muhakkaktır.
Kale ( Gala ) mevkiinde sert kireçtaşı cinsinde beyaz ve yumuşak bir taş çıkarılmakta ve cami-minare ve duvar işçiliğinde kullanılmaktadır. Fakat daha yaygın alanlarda kullanılmayı beklemektedir. Yörede linyit kömürü olması muhtemeldir. Ancak el emeğiyle yapılan kazılar sonuçvermemiştir.Daha teknik araştırma yapılması gerekmektedir.
E) Toprak Yapısı ve Bitki Örtüsü:Söğütlü dahil 3518 dekar arazinin bir bölümü kuru ve sulu tarım arazisi,bir bölümü de orman ve yerleşim arazisidir.Bu arazinin 77 dekarı bahçe kullanımlı tarım arazisi, 827 dekarı sulu tarım arazisi,563 dekarı, kuru tarım arazisi,333 dekarı mera arazisi, 593 dekarı fundalık arazi,,426 dekarı yerleşim arazisi, 200 dekarı ırmak yatağı arazisidir.Buna göre 627 dekar sulu tarım,77 dekar bahçe kullanımlı tarım arazisi,tarım dışı amaçla kullanılamaz.626 dekar yerleşim yeri ve ırmak yatağı arazisi ile 563 dekar kuru tarım arazisi,tarım dışı amaçla kullanılabilir.
1) Toprak Yapısı:Araştırma sahasında zonal ve azonal topraklardan kahverengi topraklar oldukça yaygındır.Bu toprakların oluşumu için gerekli sıcaklık ortalamaları 7-8 santigrat derecedir. Yağış ortalamaları ise 300-400 mm’dir.Ayrıca bitki örtüsünün bozkır olması gerekir ki; bu özellikler saha şartlarına uymaktadır.Akarsuların oluşturduğu alüvyol topraklar Kelkit Çayı ve kolları boyunca görülmektedir. Bu topraklarda özellikle söğüt ve kavak ağacı yetiştirilmektedir.İklim özellikleri bakımından Doğu Anadolu ile Karadeniz bölgeleri arasında bir geçiş sahası olan bölgede bitki örtüsü bakımından benzer özellikler görmek mümkündür.Söğütlü arazisinin toprakları verimli olmakla birlikte ekilebilen alanlar sınırlıdır.Eskiden sarp yamaçlardaki tarlalar dahi ekilirken son yıllarda bu araziler terkedilmiş yalnızca sulak tarlalar kullanılmaya başlanmıştır. Bunun nedeni ekonomik iyileşme , tarım ürünlerinin yeterli ücrete sahip olmaması ,iç ve dış göçler ve tarım da makinalaşmadolayısıyla mazot fiyatının yüksekliği ve çift hayvanlarının ortadan kalkmasıdır.
2)Bitki Örtüsü:Yörede orman tahribatı sonucu topraklar çıplaklaşmış ,seyrek olarak çam kümeleri ve maki tipi palut denilen odun gurupları kalmıştır.Ormanlar yükseklerde kendini koruyabilmiş, çayır alanlar belirmiştir.
Kelkit İlçesinde en fazla orman ve çam ağacının olduğu yer Söğütlüdür. Ancak hastalık nedeniyle neredeyse çamların % 30 ‘ kurumuştur. Bu konuda yöneticilerin acil önlem alması gerekmektedir.Ayrıca bitki türlerinin tamamen yok edildiği meraların ağaçlandırılması gerekmektedir.Yöre ormanları orman işletmesinin denetimine alınmıştır.Orman varlığı bakımından kıt olan yörede Sarıçam,Meşe,Ardıç Pelit ( Palut ) , Kavak ,ağaçları yoğun şekilde bulunmaktadır. Yörede kısa süreli bitkilere ve orman kümelerin yer alır.Özellikle mevcut orman kalıntılarından daha önce bölgede zengin bir orman örtüsünün varlığını anlamak mümkün olmaktadır.Söğütlü Merkezinde bitki örtüsü olarak çay boyunca Kavak ve Söğüt ağacının çokluğu dikkati çeker.Yerleşmenin güney ve güneybatı yamaçlarında kısa bodur (palut:pelit) ağaçlarından oluşan bir bitki örtüsü yer alır.Doğusunda ise otlak arazi bulunur.
F) İklim özellikleri :Söğütlü coğrafi olarak Doğu Karadeniz bölgesi içinde yer almasına rağmen iklim özellikleri bakımından bu bölgeden ayrı özellikler taşımaktadır. Ot türleri bakımından zengindir.Bunlar Keven ( Geven ) ,Isırgan (İstirgan) ,Yaban Gülü ( Kuşburnu ) . Hulus , Kuzu Kulağı ,Böğürtlen (Böğürtlek) , Yağlıca, Kahmut , Goçgoç , Livinç bulunur.
Sürekli rüzgar yönü kuzeybatı olmakta ve karasal iklim hüküm sürmektedir.Doğu Anadolu Karasal iklimi ile Doğu Karadeniz’in ılıman yağışlı iklimi arasında bir geçiş sahasıdır. Burada görülen iklim şartları daha çok Doğu Anadolu Bölgesinde görülen iklim şartlarına yaklaşmıştır. Bu bölgeden farkı kontinentalite’nin şiddetli olmayışıdır.
Nitekim Kasabanın bulunduğu vadinin iklimi Doğu Anadolu karasal ikliminin en fazla yağışı kışın alan , yaz yağışları çok az olan ,yaz ile kış arasındaki sıcaklık farkı çok kuvvetli olan “ Yazı Kurak Tip” sınıfındandır.
Yörede en sıcak ay Temmuz ortalaması 18.7 ; ile en soğuk ay Ocak ortalaması -6.9 arasındaki sıcaklık farkının 25.6 santigrat derece olduğu tespit edilmiştir. Yıllık yağış tutarı 354,2 mm; yağış tutarının sadece 88 mm’si Ağustos ayında düşmektedir.
Yörenin denizden uzak oluşu , kuzeydeki sıradağların bu alanı kapatması ve yükseltinin fazla oluşu karasal iklime neden olmuştur. Sonbahar ortalarından İlkbaharın yarısına kadar Sibirya üzerinden gelen karasal polar kütlelerinin etkisinde kalmaktadır.Bunun sonucu ise kışlar sert ve uzun geçerken kar yağışı boldur. İlkbaharda karların erimesi ile dağlar,tepeler ve platolar yeşil bir bitki örtüsü ile kaplanır.Ama bu yeşillik uzun süre kalamaz.Yazın gelmesi ve sıcaklık artışıyla kuruyan bitki örtüsü bozkır görüntüsünü ortaya çıkarır.
Söğütlü’nün platosu yani yaylası “Ernek” Doğu Karadeniz yöresinin en güzel yaylalarından biridir.Kasabada yaylacılık faaliyeti,hayvancılık amaçlı olması yanında dinlenme gayesiyle yapılmaktadır.
Söğütlü Kelkit vadisi içinde yer aldığı için hem Doğu Karadeniz hem de Doğu Anadolu bölgesinin karakteristik iklim özelliğini taşımaktadır. Özellikle İlkbaharda bol yağış almaktadır. Kışları çok sert geçen bir iklim özelliğine sahiptir.Kışın yağan karlar uzun süre erimediğinden ilkbaharın gelişiyle birlikte havaların ısınmasıyla eriyen kar suları sonucu seller meydana gelmektedir.
Söğütlü Kasabasında yazlar sıcak , kışları çok soğuk geçmektedir.Yağışlar ilkbaharda özellikle yağmur olarak meydana gelmektedir.Kışları ise yağış kar şeklinde düşmektedir.Yağışların büyük bir çoğunluğu ( yıllık yağışın ¾ ü ) kış ve ilkbahar aylarına toplanmaktadır.Yıllık yağışın % 36’ sı kış. , % 41 ‘ i ise ilkbahar aylarında yağmaktadır.Yaz aylarında zaman zaman sağanak halinde yağan yağmurlar kasabaya çok zarar verebilmektedir.Özellikle taşkınlar meydana getiren sel suları tarım ürünlerini ve ekinleri tahrip etmektedir.
Bu zararları önlemek için Kasaba içinden geçen Ernek Çayı kenarlarına 1990 sonrası yüksekçe duvarlar örülmüş (1 km) ancak bu taş duvarlar Kelkit Çayına kadar ulaştırılmadığı için tarım alanları zarardan kurtulamamıştır. Orman alanlarının inşaatçılık ve yakacak alanında kullanımı nedeniyle tahribi, sellerin en önemli nedenidir.
Araştırma sahasına en yakın Kelkit Meteoroloji İstasyonu’nun 36 yılık verilerine göre :(1954-1990) “Yıllık ortalama sıcaklık” 06.9 santigrat derecedir.Aylık ortalama sıcaklık değerleri ise -6.9 santigrat derece (Ocak) ile 18.7 santigrat derece (Temmuz) arasında değişmektedir.Ağustos ayında ortalama sıcaklık 18.2 santigrat derecedir.Ağustos ayından itibaren sıcaklık düşmeye başlar ve Aralık ayında -3.2 santigrat dereceye geriler.Bu durumda yaz aylarının (Haziran-Temmuz-Ağustos) ortalama sıcaklığı 17.3 santigrat derece iken,kış aylarında ortalama sıcaklık (Aralık-Ocak-Şubat) –4.9 santigrat derece olarak gerçekleşmektedir.Ortalama yüksek ve ortalama düşük sıcaklıkların yıl içindeki gidiş ortalaması sıcaklık eğrisiyle paralellik göstermektedir. Bu değerler Ocak’tan başlayarak Temmuz’a kadar sürekli yükselmekte Ağustos’tan Aralık ayına kadar ise sürekli düşmektedir.
Ortalama düşük sıcaklıklar , aylara göre incelendiğinde yılın beş ayında ( Kasım –2,4 0C , Aralık –8,10 C ,Ocak –13 0 C ,Şubat –10 ,9 0 C ,Mart –3,7 0 C ) sıcaklığın sıfır derecenin altında olduğu görülür.
“ Ortalama Eksterm Sıcaklık “ değerlerinin yıl içindeki dağılış durumu incelendiğinde ise yüksek sıcaklıkların 12 0 C ‘nin üzerinde olduğu görülür. En sıcak üst değere Ağustos’ta rastlanmıştır. En düşük sıcaklık değeri ise
Temmuz ve Ağustos ayları hariç sıcaklık 0'C ‘ nin altındadır.En düşük değerler ise -33.5 0 C ( 1990 yıl ) Ocak ayına aittir.
1) Yağışlar: Kelkit Meteoroloji istasyonunun 36 yıllık ( 1954-1990 ) verilerine göre yıllık ortalama yağış miktarı 354.2 mm’ dir.Yıllık yağış ortalamalarının aylara göre dağılımı incelendiğinde yağışların çok düzensiz olduğu görülür.En fazla yağış , gecikmiş cephe ile konveksiyonel faaliyetlerin en güçlü olduğu Mayıs ayında ( 52.9 mm) görülmektedir.En az yağış ise Ağustos ayında ( 8.8 mm) görülmektedir. Daha sonra hızla azalarak Ağustos ayında en düşük değere inmektedir.Yağışların mevsimlere göre dağılımı incelendiğinde en fazla yağışın İlkbahar ( % 39.2 ) mevsiminde düştüğü görülür. Bu mevsimi Sonbahar ( % 22.8 ) ve Kış ( % 19.4 ) mevsimi izlemektedir. En az yağış ise yaz mevsiminde ( % 18.4 ) düşer.Bu özelliği ile “ Karasal yağış rejiminin Doğu Anadolu tipine “ benzemektedir.Kelkit meteoroloji istasyonu verilerine göre sahada yılık ortalama yağışlı gün sayısı 66.6 ‘ dır. Yörede Şubat ayında 5.1 gün olan yağışlı gün sayısı hızla artarak Mayıs ayında 9.5 güne ulaşmaktadır.
Bu aydan sonra hızla azalan yağışlı gün sayısı Ağustos ayında 1.8 güne düşmektedir. Sonbaharda ise en fazla yağışlı günün olduğu ay Kasım ayıdır ( 5.7 gün ). İnceleme sahasında yıllık ortalama “Kar yağışlı gün “ sayısı 18.4 gün olarak tespit edilmiştir.Karla örtülü gün sayısı çok daha fazla olup 79.5 günü bulmaktadır. Kar yağışları Ekim ayı sonu ile Nisan ayı başında gerçekleşir.
Yayla Yolu ve aşağı Mahalle.Foto:Selahattin Türkel
Bu devrede en az kar yağışı 0.2 günle Ekim ayında , en fazla kar yağışı ise 4.7 günle Ocak ayında görülür. Araştırma sahasının güneşlenme durumu ise Ortalama olarak yılın 63.8 günü( % 17.5 ) açık , 233.5 günü ( % 64 ) bulutlu ve 68 günü (% 18.5 ) kapalı geçmektedir.
Yıllık Yağış
Aylar Rasat Sür/ Ort.Kar.Ört.Gün Say / En Yük.Kar.Ört.Kalın.(cm)
Ocak 33 20 40
Şubat 33 18 30
Mart 33 - -
Nisan 33 - -
Mayıs 33 - -
Haziran 33 - -
Temmuz 33 - -
Ağustos 33 - -
Eylül 33 3 2
Ekim 33 8 5
Kasım 33 10 1
Aralık 33 15 20
2) Basınç ve Rüzgarlar:Yerinde yapılan anket ve mülakat sonuçlarına göre, araştırma sahasında kuzeyden ve güneyden esen rüzgarlar etkilidir. Doğu ve batı ikinci ve üçüncü takım rüzgar yönünü oluşturmaktadır.Sahanın doğu ve batısında yüksek dağların olması rüzgarın çok etkili esmesini engellemektedir.
Araştırma sahasında “donlu günler” Eylül ayında başlamakta ve Haziran ayına kadar sürmektedir. Yörede don olayının %92’lik bölümü kış mevsiminde görülmektedir. Bu durum ilkbaharda da azalarak devam etmektedir. Don olayı sonbaharda da meydana gelmektedir. Bu sahada don olayı Mayıs, Haziran ve Eylül aylarındaki tarımsal çalışmaları olumsuz yönde etkilemektedir. Rasat sonuçlarına göre yıllık donlu günler sayısı 143.3 gündür.
Kaynak Selahattin Türkel