SÖĞÜTLÜ EKONOMİSİ

    A) Tarım: Söğütlü; Kelkit  Çayı  ile  ona  dik  olarak  uzanan  kurulduğu  vadi  tabanlarında  sulamalı  tarım  yapılan verimli  topraklara  sahiptir.Kelkit  Çayı  ve  Söğütlü  Suyunun  taşkınları  ekili  arazilere  her  zaman  zarar  veren  sele  neden  olmaktadır.Bunun  nedeni  Kelkit  Çayının  etrafının  taşlarla  örülü  olmaması  ve  Orman  tahribatıdır.Özellikle  1980’ lere  kadar  evcil  hayvan  olarak  beslenen  Keçi  küçük  tür  bitkilere  büyük  zararlar  vermiş  ve  ağaçlık  alanları  tahrip  ederek  sele  sebebiyet  vermiştir.Daha  sonra  keçi  türünün  kaldırılmasıyla  maki  türü  bitkiler  gürleşmiş  ve  toprağı  ve  suyu  tutar  bir  duruma  gelmiştir.Bu  arada  uzun  yıllar  tahribata  uğrayan  ve  çoraklaşan  alanların  acilen  ağaçlandırılması  gerekmektedir.Aksi  halde  bitki  türlerinin  yok  olması  kaçınılmazdır. Hızlı  nüfus  artışı  tarlaların  daha  çok  bölünmesine  ve  böylece  ekonomik  olmayan  toprakların  ortaya  çıkmasına  neden  olmuştur.

Halk geçimini tarım,hayvancılık ve inşaat sektöründen sağlamaktadır.En önemli ekonomik girdi sağlayan tarım ürünleri buğday,arpa,patates ve kuru fasulyedir.Tarım  faaliyetlerinden  yaygınları  hububat  yetiştiriciliği   ve  hayvancılıktır. Ayrıca  sebze  meyve  ve  arıcılıkta  son  yıllarda  yaygınlaşan  tarım  faaliyetidir.Arpa,Buğday,Fiğ,Yonca,Korunga.Şekerpancarı,Kuru fasulye,Taze Fasulye,Kelem  ve  Patates  ve  Elma  yetiştirilen  önemli  ürünlerdir.

          Arazinin %24’ü  tarım,%46’sı  Çayır  ve  Mera  alanı  olması  yanında  %30’ tarıma  ve  hayvancılığa  uygun  olmayan  topraklardan  oluşur.Yörede  üretilen  tarım  ürünlerinin  ortalama miktarı  aşağıya  çıkarılmıştır

          Ürün  Adı                                           Miktarı(Ton)

          Buğday                                               300

          Arpa                                                   250

          Kuru Fasulye                                      450

          Patates                                                450

          Şeker Pancarı                                      150

          Kelkit  vadisi  içinde  yer  alan Kasaba  topraklardan  faydalanma  şekli  bakımından  iki  tarım  sahasına  ayrılabilir.

          a) Sulanan  Tarım  alanları

          b) Kıraç  Tarım  alanları  ve  yamaç  tarlaları

Sulanan  tarlalar  üç  bölümde   değerlendirilebilir.

1) Kelkit  Çayından  sulaması  yapılan  topraklar

2) Kaçak  Suyu  Deresinden  Sulanan  topraklar        

3) Söğütlü Çayından  sulanan  topraklar.

Kelkit  Çayının  iki  tarafında  yer  alan  topraklarda  istenilen  kültürü  elde  etmek  mümkündür.Suyun  ulaşamadığı  Kıraç  topraklarda  daha  az  su  ihtiyacı  olan  ekinler  yetiştirilmeye  çalışılır.Sebze , meyve  ve  kıraç  toprakları  uzaktan  hemen fark edilir.Özellikle  Kasabanın  yerleştiği  vadi  ve  bunu  dik  kesen  Kelkit  Çayı vadisi yeşile  bürünmüş  olmakla  birlikte ,tahrip  edilen  yamaçlar  bozkırı  andıran  renktedir.Ayrıca   Kasabaya  yeşillik  katan  diğer  bir  bitki  örtüsü  ise  azalmış  olsa da  Çam  ve  Palut  Ormanlarıdır.

Kasaba  en az dört ile  altı  ay  boyunca  kuraklık  yaşadığı  için bu  zaman  zarfında  ekin.sebze  ve  meyvecilik  konusunda  sulamaya  ihtiyaç  duymaktadır.Tarlalara  su  verme  işlemi  Mayıs  ayında  başlar  ve  Ekim  ayı  sonuna  kadar  sürer. Başlangıç  ve  bitiş  tarihi  o  yılın  yağış  durumu  ve  toprak  nemine  bağlıdır.Sulama  Suyu  ihtiyacını  garantiye  almanın  yolu  gölet  veya  kuyular  açmaktır  veya  Kelkit  Çayından  azami  ölçülerde  yararlanmanın yolunu bulmaktır.Fakat  bu  konuda  hiçbir  kuruluşun  çalışma  yaptığı da  bilinmemektedir.1990 Yılında  Tarım  arazilerinin  sulanması  için  Kasaba'nın  en üst başından  batı  tarafından ve  yerleşim  birimlerinin  üzerinden 5  km  den  daha  fazla  uzunluğa  sahip  sulama  kanalı  yapılmış  ve  su  kaybı  büyük  oranda  önlenerek  sulama  ihtiyacının  önemli  bir  kısmı  giderilmiştir.

          Tarım  ve  Hayvancılığı  desteklemek  amacıyla 1999’da Çiftçi  Malları  Koruma  Başkanlığı kurulmuş;İlk başkan İskender Tok ile birlikte kurucular şu isimlerden oluşmuştur;Salim Meral,Hacı Türkel,Faruk Onuk,İbrahim Arslan,Fazlı Koç,Yıldırım Sezgin,Yakup Şahin,Salim Demir,Niyazi Tok,Mustafa Nas,Aydın Tok,Nevzat Türkel,Asker Türkel ve Dursun Çakır’dır.Ardından yönetime Cemil  Kartal,Salih Onuk,Mehmet Türkel,Yaşar Demir , Zeki Koç,Ömer Arslan ve Durmuş Arslan getirilmiş ve önemli çalışmalar yaptıktan sonra,21.10. 2001 tarihinde Sınırlı Sorumlu Söğütlü Tarımsal Kalkınma  Kooperatifine çevrilmiştir.

          Tarım Kredi Kooperatifinin ilk yönetimi Hüseyin Onuk,Dursun Çakır,Fazlı Koç,Mevlüt Arslan ve Aydın Kartal’dan oluşmuş daha sonra yönetime Dursun Çakır,Hacı Türkel,Önder Demir,Fazlı Kartal ve Dursun Onuk  gelmişlerdir.Beşinci dönem yönetim ise Dursun Çakır,Salih Meral,Şinasi Kartal,Hacı Türkel ve Hicabi Bedir’den oluşmuştur.

          Söğütlü Tarım  Kredi Kooperatifliğinin yaptığı projeler şunlardır: 1) Koyunculuk Projesi (50 aileye 25’er koyun toplam 1300 koyun) 2) Tarım ilgili örnek çiftçilik  semineri. 3) Arıcılık ve Sulama. 4) Orman bakımı ve temizliği. Kooperatif üyesi 130 kişi mevcuttur.Üyeler Söğütlü Beldesi dışında Sarışeyh, Balıkhisar, Eymür, Kavaklıdere,Çağlar ,Gültepe  nüfusuna kayıtlı hemşehrilerimizdir.

Kelkit  Irmağı  kenarındaki  arazilerde  sulama yapmak  mümkün iken  uzak  tarlaların  sulanmasında  problemler  ortaya  çıkmaktadır.Irmak  kenarı  araziler  su  motorlarıyla  sulanmaktadır.Temmuz  ve  Ağustos  aylarında  Söğütlü deresi ve  Kaçak  dereleri  kuruyunca  ekinlerin  sulanması  mümkün  olmadığından  istenen  verim  alınamamaktadır.Verimi  düşüren  diğer  olaylar  modern  ilaçlama  ve  gübreleme  sistemlerine geçilememesidir.

Toprak  analizleri  yapılmadan  gelişigüzel  gübreleme  yapılmaktadır.Ayrıca  tohum  ıslahına da  gidilmemiştir. Tarım  hayatı  bütünüyle  ele  alınırsa  karakter  itibariyle  birbirinde  farklı  gurupların  yer  aldığı  görülür.Kasaba da  tahıl  sebze  ve  meyve  yanında  endüstri  bitkisi  olan  pancar da  yetiştirilmektedir. Tahıl  üretimi  neredeyse  Kasaba  insanının  tamamının  ihtiyacını  karşılamaktadır.Ancak  son  yıllarda  ekonomik  bulunmadığı  için  tahıl  ekilmemekte  İnşaat  sektöründen  kazancını  sağlayan  bireyler  Kelkit  Un Fabrikasından  un  temini  yoluna  gitmektedir. Ayrıca  tahıl  ekicileri  ürettikleri  buğdayı  Kelkit  Un  Fabrikasına  vererek  karşılığında  un  almaktadır.Buğday  üretiminin  başını  çektiği  ürün olması yanında Arpa  diğer  bir  ekin  türüdür. Özellikle  Arpanın  ekilme  nedeni  hayvan  yemi temine  yöneliktir.Diğer  yandan  hayvancılığın  diğer  önemli  ihtiyaçlarından  olan  yem  bitkilerinden fiğ , yonca  ve  korunga  ekimi de  önemli  miktarda  yer  tutmaktadır.                Erzincan  Şeker  Fabrikasının  planı  dahilinde  sırası  gelen  çitçilerimiz  pancarını  ekmekte  ve  güz  mevsiminde de ürününü  aynı  fabrikaya  teslim  etmektedir.1970-1990 ‘  yılları  arasında  meyvecilik  çok  revaçta  idi.  Özellikle  elma , erik , armut , vişne , kiraz  ve  şeftali  ekimi  sulanan  arazinin  yarısına  yakında  dikilmiştir.Daha  sonraları ağaçların  yaşlanıp  verimin  düşmesi , ve  tarlalara  gölge  yaparak  ekinlerin  olgunlaşmasını  engellediği  için  meyve  ağaçlarının  tamamına  yakın  sökülmüş  ve  sebze  ekimi  önem  kazanmıştır.

          Sebze  üretimi  son  yıllarda  meyve  hatta  tahıl  üretiminin  önüne  geçmiştir.Suyun  ulaştığı  her  yere  değişik  sebzeler  ekile  gelmiştir Patates  halkın ürettiği  en  başta  gelen  sebzelerin  başında  yer  alır. Öyle ki  Eleç  Patatesi  sarı  olması  nedeniyle  Kelkit  çapında  nam  salmış, patent  almaya  değer  bir  konuma  gelmiştir.Her  yıl  güz  mevsimi  Kasabadan  üç-dört  tane  büyük  kamyonla  İstanbul , Kocaeli  ve  Ankara’daki  hemşehrilerimize  patates taşınmaktadır.Sebze üretiminde   diğer  bir  tür  kuru fasulyedir.Şeker  fasulyesi   adıyla  yetiştirilen  bu  türün ünü  Türkiye  yayılmıştır. Üretimi  yapılan  ve  Kasabada  tüketilen  diğer  önemli  üçüncü  sebze  taze  fasulyedir.Özel  konserve  yapılarak  veya  yarılıp  kurutularak  kışında  tüketilmektedir.Yetiştirilen  diğer  sebzeler  Domates  ve  Hıyar  yine  iç  pazarda  tüketilir.

          Sebzeciliği  tehdit  eden  hastalıklar  verimi  önemli  miktarda düşürmüştür. Güney  Sıcak  Rüzgarının ( Sam  Çalması )  kuru  fasulyeye , yeni  ortaya  çıkan  kırmızı  renkli  bir böcek  türünün  patatese  zarar  vermesi  üretimde  büyük  bir  düşüşe  sebep  olmuştur.Son  zamanlarda  Kasaba da  seracılık  da  yayılmaya  başlamış  birkaç  aile  seralarda  hıyar , domates , taze  fasulye  ve  biber  yetiştirmeye  başlamışlardır

          B)  Sulama ve Su Kaynakları :Araştırma  sahamızın  suları  Yeşilırmak vasıtasıyla  Karadeniz’ e  dökülen  Kelkit  Çayı  tarafından  drene edilmektedir.Kelkit  Çayı  11.455  km’ lik  ağaçlama  havzası  ve  375  km  uzunluğuyla  ülkemizin  çok  önemli  ırmaklarından  biridir. Irmak  adını  Kelkit  İlçesinden  almaktadır.Kelkit  Çayının  bir  kolu  olan  Çambaşı , Gültepe  ve  Ernek  Yayla  çayı  Söğütlü  Beldemizin  üst  sınırlarında  buluşarak  tek  kol  halinde  yerleşim  merkezinin  tam  ortasından  geçerek  Kelkit  Irmağına  karışmaktadır.Çok  sayıda  Su  kaynağı  bulunan  yörede  bu  su  kaynaklarına  yöre  ağzıyla  “Göze”  veya  “Pahar”  adı  verilmektedir.

Belde  sınırları  içinde  çok  miktarda  maden  suyu da  çıkmakta  ve  halk  tarafından  kullanılmaktadır.Çayırlar  diye  adlandırılan  yerdeki  maden  suyu  borularla  iki  km  uzunluktaki  bir  alandan  getirilerek  Cami Şadırvanında  kullanılmaktadır.Yine  yerleşim  biriminin  alt  başında  ve  Kelkit  Irmağının karşısında Uyuz  Paharı  diye adlandırılan  kaynak  suyu  bakır  renginde  izler  bırakarak  çıkmakta  ve  uyuz  hayvanların  tedavisinde  kullanılmaktadır.

      Yöre  sınırları  içinde  özellikle  tarım  sulamacılığında  kullanılan  bir  diğer  su  kaynağı  batıda  Kaçak  Suyu  denilen  kaynaktır.Ernek  Yaylasının batı  üst  kısmından  Ağaçbaşı  denilen  mevkiden  doğan  bu  küçük  çay  10  km  den  fazla  bir  mesafe  katederek  Kelkit  Irmağına  dökülür. Kaçak  Suları  ve  Kumlar  mevkiindeki  tarlalar  bu  çayla  sulanır. Belde  halkından  zenginler  özellikle  hayır  amacıyla  yörede  ne  kadar  kaynak  suyu  ve  göze  varsa  bunları  insanların  ve  hayvanların  kullanımı  için  uygun  hale  getirmiş  Pahar  denilen  Çeşmeler  yaptırmış  ve  “ Kurun”  denilen  yalaklar  kurmuşlardır.

          Araştırma  sahasında  akarsular  kaynak ,yağmur  ve  kar  sularıyla  beslenirler.Çaylar  en  yüksek  seviyeye  İlkbaharda ,en  düşük  seviyeye  ise  yazın  düşmektedir.

          C Hayvancılık:  Belde’de en önemli ekonomik faaliyetin başında Tarım dışında hayvancılık gelir.550 hane nüfus içinde inek ve koyun beslemeyen ev yok gibidir.Her ailenin koyun ve ineği mevcuttur.1000 kadar büyükbaş (inek),1500 kadar da koyun varlığı mevcuttur.Yaylacılık faaliyetinin temel nedeni hayvancılık ve kışlık hayvan ürünleri elde etmektir.Belde  halkından  300  kadarı  tarım  faaliyeti  dışında  hayvancılıkla da  uğraşmaktadır.Beslenen  hayvan  türleri  Koyun  ve  İnek dışında 20  kadar da  manda  vardır. Kasaba’da bir adet Veteriner görev yapmaktadır.

          Yörede  beslenen  sığır  ırkının  büyük  bir  kısmı  doğu  kırmızıdır.Cins  ve  kırma  cinslerde  çoğalmıştır.   Önceleri  her  hanenin  sahip  olduğu  en az  bir  adet  at  ve  bir  çift  öküz  besleme  geleneği ;tarımda  makineleşme  sonucu  tamamen  ortadan  kalkmıştır.Sığır  hayvancılığında  en  önemli  gelişme,yerli  ırk  ve  damızlık  ırkların  karışımıyla  bölgeye  uyum  sağlayan  sığır  cinsinin  ortaya  çıkarılmış  olmasıdır.Bu  şekilde  daha  önce  sadece  ailelerin  ihtiyaçlarını  karşılayan  süt  ve  peynir  üretimi  anlayışı  yerine  ticaretini  yapma  anlayışı  ve  uygulaması da  başlamıştır.

Ayrıca  son  yıllarda  ülkemiz  çapında  gelişen  arıcılıktan  Kasabamız da  nasibini  almış  ve  ondan  fazla  kişi  arı  besleyerek  bal  üretimi  gerçekleştirip  bunu  satarak  geçimini  sağlamaya  çalışmaktadır.

           Hayvanlar  kış  mevsimi  ahırlarda  saman,yonca,korunga,fiğ,arpa  ve  suni  yemlerle  beslenir,ilkbaharla  birlikte  dışarı  çıkarılıp ortak  çobanlar  vasıtasıyla  çayır  ve  meralarda  otlatılır.Haziran  ayının  ortalarında  ise  halkın  yarıya  yakın  yaylaya  çıkarken  hayvanlarını da  alarak  bu  ekonomik  faaliyete  burada  devam  ederler.

          Kasabada arıcılık faaliyeti yürüten şahıslar;İskender Tok,İbrahim Özcan,Osman Arslan,Bekir Gürel,Muammer Türkel,Dursun Çakır,Sabri Arslan,Asker Türkel,Veysel Kartal ve Sıddık Zorlu’dur.

     Kasabanın  et  ihtiyacı  her  gün  kesilen  koyun  ve  sığırlardan  karşılanır.Halkın  büyük  bir  kısmı  kışın  tüketeceği  tereyağı,peynir  ve çökeleğini  kendine  yetecek  kadar  elde  eder.Çok  az  bir  kısmı da  satmak ve  geçimini  sürdürmek  amacıyla  peynir  ve  tereyağı  yapar.Her  aile  günlük  yumurta  ihtiyacını  karşılamak  için  yeterince  tavuk  besler.

     Sığır  soylarının  tam  anlamıyla  damızlık  ve  soylu  ırklara  dönüştürülememesi  et  ve  süt  verimin  düşürmekte  bir  türlü  ticari  faaliyete  geçilmesini  engellemektedir.Hayvanların  aşılanmaması  ve  modern  besin  ve  yöntemlerle  beslenmemesi  verimi  düşüren  diğer  etkenlerdir.

Kaynak SELAHATTİN TÜRKEL